Kadına Şiddete Hayır!

Kadına Şiddete Hayır!

Kadına Şiddet

Hukuk, eğitim, gelişim ve her konunun üzerine insan sorunu olan şiddet; aynı zamanda dünyanın en yaygın fakat en az dile gelen, gizlenen ve gözden uzak tutulan evrensel problemdir. Kadına şiddet, kadının enerjisini bitiren ve fiziksek sağlığını tehlikeye atan bir sağlık problemidir. Kadını güçsüz gören erkekler kadına şiddet uyguluyor, kadın ondan şikayetçi olduğunda şiddeti daha da arttırıyor.

Dünya genelinde artış gösteren bu gibi durumlar hemen her ülkede birbirine farklı oranlarda kadına şiddet uygulamaktadır. 2014 de açıklanan verilere göre dünya genelinde her üç kadından biri yaşadığı süre zarfında en az bir kere şiddete maruz kalmıştır veya ilişkiye girmeye zorlanmıştır. Taciz olaylarına hiç girmiyorum bile. Türkiye genelinde aile içinde yaşanan sorunlar her ne kadar mahrem kabul edilse de bu gibi durumlar saklanmamalı, gün yüzüne çıkarılmalıdır.

Gün yüzüne çıktıktan sonra şiddete uğrayan kadına  yardım edip, şiddet uygulayan kişiye dersini vermek yerine “kol kırılır, yen içinde kalır”, “sabret düzelir”, “kocan değil mi, döver de sever de”gibi sözler söylenerek yuvasının bozulmaması adına sessiz kalması tavsiye edilir ya da kadın suçlanır. Sen bir şey yapmışsın ki eşin sinirlenmiş denir.

Kadına Şiddet’in daha iyi anlaşılması için kamusal ve özel alanda cinsiyetler arası eşitsizliğin incelenmesi gerekir. Farklı toplumsal yapılarda kadının aile içindeki konumu pek değişmemektedir. “iyi bir eş”, “iyi bir anne”, “iyi bir ev hanımı” vb. gibi sözlerle kimliklerini çocukluğundan beri yaşadığı sosyal yaşama göre şekillendiren kadın, kimliğini mecburen kabullenmekte ve bağımsız, özgür bir birey olduğunu reddetmektedir. Ekonomik, kültür ve sosyal anlamda şiddete karşı donanımlı olmayan kadın, şiddete alışarak, kendini olgunlaştırarak aile yaşamını sürdürmektedir. Kadın çoğu zaman duygusal ve hassastır. Birey olarak kendini hissetmeyi bile bilmemektedir.

Şiddet olgusu da son arkeolojik açıklamalara göre 3000 yıl öncesine dayanmaktadır. Mumyalanan erkek cesetlerinin kemiklerinde %9-20 arası kırığa rastlanırken, mumyalanan kadın cesetlerinde bu oran %30-50 lere çıkmıştır. Bu kırıklar savaştan çok bireysel şiddete bağlı olduğu düşünülen kafa kırıklarıdır. Kadına yönelik şiddetin her dönemde ve her toplumda bildirilmesine karşı aile içi çözümler getirilmesi daha uygun olarak görülmüştür. Bu durumda kimsenin pek ilgisini çekmemiştir.

Amerika Birleşik Devletleri, 1884 yılına kadar, erkeğin eşini dövmesini yasak olarak kabul etmekteydi. 18. Yüzyıl sonlarında İngiltere’de erkek, ailesi üzerinde tüm haklara sahipti ve eşini kontrol edebilmesi için baskı ve şiddet dahil tüm yollara başvurabilirdi. Bu gibi çirkin durumlar 1920 lere gelindiğinde tüm eyaletlerde en azından yasalarda ceza kapsamına alınmıştır.

Fakat kadına şiddet kavramı bilimsel olarak ancak 1970 lerde gündeme gelmiştir. Konunun bu zamana kadar gündeme gelmemesi, ilgi çekmemesi, sorunun yaygınlığının ortaya koyulmaması, eşler arası şiddetin normal kabul edilmesine ve sorunun inkar edilmesine, bu dönemde gündeme gelmesinin nedeni de Vietnam Savaşı’na dayanmaktadır.

Dünya da 1970 lerden itibaren önem kazanan şiddet sorunu ülkemizde 1980 lerin ortalarından itibaren tartışılmaya başlanmıştır. 1987 de ise “Dayağa Hayır” yürüyüşü, kadınların şiddete karşı ilk toplu tepkileri olmuştur.

Kadına şiddetin nedenleri araştırıldığında ise; kadınların yemeği yakması, kocasına karşılık vermesi, parayı lüzumsuz yere harcaması, çocukların bakımını ihmal etmesi, cinsel ilişkiye girmeyi reddetmesi gibi durumlardan en az birinin veya bir kaçının gerçekleşmesi durumunda, kocanın karısını dövmesi için haklı bir gerekçe oluşmuştur. Doğu’da bu oran %49 iken, Güneydoğu’da %50 nin üzerinde olduğu bilimsel verilere göre açıklanmıştır. Şiddete maruz kalan kadınların büyük bir çoğunluğu da bu durum karşısında bir şey yapmayıp, sadece susup sabrettikleri belirlenmiştir.

 

İlginizi Çekebilir — Kadın Eşittir Erkek


Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN


Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM